Çocuklarda konuşma gecikmesi nedir, nedenleri nelerdir?

Çocuklarda konuşma gecikmesi nedir, nedenleri nelerdir

Çocuklarda konuşma gecikmesi nedir, nedenleri nelerdir: Her ebeveynin çocuklarının dudaklarından dökülmesini arzuladıkları ilk kelimeler sabırsızlıkla beklenir. Bu olduğunda da çok büyük bir sevinç ve mutluluk yaşanır. Tabi bir de hiç istenmeyen bir şey olur ve o beklenen kelimeler gelmezse ve çocuğunuzun konuşmasında gecikme olursa ne yapılacak?… İşte, çocuklarda konuşma gecikmesi ve nedenleri;

Çocukta konuşma gecikmesi ile karşılaşırsanız, öncelikle paniklememek gerekiyor. Daha sonra da sabırlı bir şekilde hareket etmeli ve bu sorunu aşmaya odaklanmalıdır. Anne ve babalar, çocuklarının gelişiminin normal olup olmadığını merak ederler. Çocuğun kilosundan tutun da zihinsel gelişimine kadar pek çok konu hakkında bilgi sahibi olmak isterler.
Bu tür merak edilenlerle birlikte, bir yaşına gelene kadar dudaklarından dökülecek ilke kelimeler heyecanla beklenir. İlk söyleyeceği kelimeler neler olacak? Önce anne mi yoksa baba mı diyecek? İşte, tüm bu sorular her anne ve babayı büyük bir heyecanın içine sürüklemektedir. Fakat gelişebilecek olan bazı durumlar söz konusu olabilmektedir ve zamanı geldiği halde çocuğun ağzından bir tek kelime bile dökülmeyebilir. Hatta çocuk iki yaşına gelmiş ve iki kelimeyi bir araya getirmemiş bile olabilir. Böylesi bir durum, doğal olarak her anne ve babayı endişeye sevk etmektedir. Burada ilk akla gelen şey zihinsel bir sorunu mu var? ya da bilmediğimiz bir hastalığı mı var? gibi kaygılı sorular dönüp dolaşır. Yazımızda, çocuklarda konuşma gecikmesi olması durumunda yapılması gerekenlerle ilgili bir takım bilgileri sizlerle paylaşacağız.

Konuşmada gecikme nedir?

Çocuk eğer bir yaşını geçmiş ve halen konuşma arzusu göstermiyorsa, iki yaşını geçtiği halde de hala konuşmuyorsa konuşma gecikmesi ihtimalinden söz edilebilir. Bu bir ihtimal olabilir, yani konuşmaya başlayacağı dönemde konuşmasa bile, bazı hallerde hiçbir problem olmasa da ileride konuşma ve dil becerisinde herhangi bir sorun olmaksızın hayatına devam edebilir. Buna örnek vermek gerekirse; Albert Einstein konuşmaya 9 yaşında başlamıştır, ancak dünyanın en zeki kişisi olduğunu da biliyoruz.

Yine de konuşmada gecikme bazı sorunların belirtisi olabilir. Bu sorunların en başında zihinsel gelişimin normal olarak seyr edip etmemesi veya duyma engelinin olup olmamasının belirlenmesidir. Ancak sadece bu iki sorundan kaynaklanan bir konuşma gecikmesi ortaya çıkmamaktadır. Bu etkenler gibi pek çok faktöre bağlı olarak da çocuğun gelişimi etkilenebilmektedir.

Dil gelişim süreci:

Normal olarak sağlıklı bir çocuktaki dil gelişim sürecinin, yaşıtlarıyla aynı seviyede olması beklenir. Ama çocuğa etki eden bazı faktörler, dil gelişiminde sekte meydana getirebilmektedir. Bunlar;

  • Zeka sorunu: Konuşma bir beceri olarak ele alınmalıdır. Öyle ki, ses tellerinin kullanılmasından dudak ve damak hareketlerine varana kadar, birçok sistemin ve kasın ortak kullanımı ile ortaya çıkmaktadır. Konuşma, birçok organın aynı anda ahenkle çalışması neticesinde gerçekleşmektedir. Bunu sağlayan şey ise beyindir. Beyin, zihinsel gelişimin yanı sıra dil gelişimini de yürütmektedir. Çocukta zihinsel bir gerilik varsa, bu durum konuşma sürecini de olumsuz etkileyecektir. Bu ihtimalden dolayı ebeveynler vakit kaybetmeksizin bir uzmandan yardım almalıdırlar.
  • Sağlık sebepleri: Gelişim sürecinde, çocuklar bazen uzun süren ağır hastalıklarla karşılaşabilmektedirler. Bu durumda çocuğun beslenmesinde bozukluk yaşanır ve gelişiminde yavaşlama meydana getirir. Özellikle konuşmaya başlayacağı evrede larenjit yani gırtlak iltihabı ya da boğazda yerleşen bazı mikrobik hastalıklar ses tellerinde kısıklık ve boğukluk meydana getirebilir. Sonucunda da çocuğun konuşma istediğini baskılamasına ve istememesine yol açar.
  • İşitme sorunu: Çocuklarda konuşma becerisi duymaya bağlı olarak gelişmektedir. Çünkü çocuklar duydukları kelimeleri taklit ederler ve duymadıklarında bu şansları olmaz. Anne ve babalar da bu durumu fark edemezlerse, işitme engeli kaynaklı konuşma gecikmesi yaşanır. Bu nedenle, yeni doğan her bebeğin işitme testine tabi tutulması gerekmektedir.
  • Kas ve sinir uyumsuzluğu: Dil gelişimi sürecinde kaslar ve kaslara bağlı olan sinirler uyumsuzluk yaşayabilirler. Bu durumda, dil’e bağlı olan kasların bağlı olduğu sinirler, beyne göndermesi gereken sinyalleri zamanında gönderemez ya da beynin konuşma emri zamanında dile iletilemez. Bu, beyin ile dil’in iletişiminin sağlıklı bir şekilde çalışmamasıdır. Bunun neticesinde çocukta konuşma gecikmesi gelişir veya engelli bir konuşmaya yol açabilir.
  • Negatif pedagojik durumlar: Çocukların gelişim döneminde yaşadıkları şiddet, travma, psikolojik baskı, ayrılık ve ölüm gibi durumlar konuşma becerisini olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Bunlar gibi negatif pedagojik durumları yaşamış olan çocuklar, konuşma yeteneği olmasına rağmen bilerek ve isteyerek konuşmamayı yeğleyebilirler. Ya da yaşadığı travmanın bıraktığı etkiye bağlı olarak konuşma becerisi zedelenebilir.
  • Yarık dudak, damak ve ağız: Konuşma organlarında doğuştan ya da sonradan meydana gelen fizyolojik bazı bozukluklar, çocukların konuşma becerilerine olumsuz etki etmektedir. Kaza neticesinde dudak yarılması, doğuştan olan yarık dudak ya da damak çocukta konuşamama riski meydana getirebilmektedir.
  • Doğumda meydana gelen komplikasyonlar: Doğum sırasında oluşan bazı komplikasyonlar, çocuklarda konuşma gecikmesine yol açabilmektedir. Doğum esnasında beyinde yaşanan küçük bir hasar geç konuşma nedeni olabilmektedir. Bu durum zihnin gelişiminde bir sorun yaratmasa da konuşmasının gecikmesine neden olabilir.

Çocuktaki konuşma gecikmesi durumunda yapılması gerekenler:

Çocuğunda konuşma gecikmesi ya da dil gelişimi problemi olan ebeveynler, çocuklarına çok bilinçli bir şekilde yaklaşmalıdırlar. Bilinçli olunmaması durumunda, belki de kısa süreli bir sorun kalıcı hale gelebilir. Bu nedenle, anne ve babaların yapması ve dikkat etmesi gereken bazı konular vardır.

  • Çocuk üç yaşına gelmişse ve halen konuşma zorluğu yaşıyorsa, fakat konuşma isteği bulunuyorsa anne ve babaların çocuklarının konuşmasındaki yanlışları dikkate almamaları gerekmektedir. Çocuklarının konuşmalarını düzeltmemeli ve gülmemelidir. Konuşmayı düzeltmek amacıyla bilinçsiz bir çabanın içine girmemelidirler.
  • Çocuktaki konuşma gecikmesi sorunu hakkında çocuğun yanında kesinlikle konuşulmamalı, çocuğun üzerinde psikolojik bir baskı yaratılmamalıdır. Çocuklardaki konuşma gecikmesinin çoğu durumda tedavi edilebilir olduğu unutulmamalıdır.
  • Konuşmada zorluk çeken çocukların agresif ve hırçın olmaları çok normal bir durumdur. Bu durum anlayışla karşılanmalı ve üzerinde baskı kurulmamalıdır.
  • Konuşma güçlüğü yaşadığı süreçte başka çocuklarla kesinlikle kıyaslanmamalıdır. Çocuk konuşmak istemiyorsa hiçbir şekilde zorlanmamalı, motivasyon amacıyla bile olsa iyi konuşan çocuklar örnek gösterilmemelidir.
  • Konuşma güçlüğü yaşayan çocuklar, eksik ya da yanlış bile olsa dinlenmelidir. Hataları yüzüne vurulmamalı, çocuk hiçbir şekilde hatalı konuşuyor diye utandırılmamalıdır.
  • Çocuğun konuşmaları hatalı ve eksik bile olsa onu anlamaya çalışmalı, hatasız ve mükemmel kelimeleri söylemesi umulmamalıdır. Sorduğu soruya anladığınız kadarıyla cevap vermeli, anlamadım ya da ne dedin gibi baskıcı sorular yöneltilmemelidir.
  • Farklı alanlardaki becerilerinin üzerine gidilmeli, resim, el işi veya müzik aleti kullanımı gibi konulara ağırlık verilmeli, çocuğun pozitif enerjisinin ortaya çıkması sağlanmalıdır.
  • Konuşma gecikmesi yaşayan çocuklarda anne ve babalarının sevgisini kaybetme korkusu görülebilmektedir. Bu nedenle, anne ve babalar çocuklarına her fırsatta onu karşılıksız sevdiklerini göstermelidirler.
  • Çocuk okul çağına geldiği halde hala konuşma zorluğu yaşıyorsa, bu süreç çocuğun öğretmeni ve okul yönetimi ile işbirliği halinde yürütülmelidir.
  • Çocuğun konuşma sorununun kaynağında ne olursa olsun, kişiliği zedelenmediği taktirde çözüme kavuşturulabileceği unutulmamalıdır.

Not: Tüm bu süreçte, anne ve babaların konunun uzmanı olan psikolog, pedagog ve dil terapisti gibi kişilerden destek almaları en sağlıklı hareket şekli olacaktır.





1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 Oy, Ortalama puan: 5,00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply