Prematüre (Erken doğan) bebek sahiplerinin merak ettiği 10 soru


Prematüre (Erken doğan) bebek sahiplerinin merak ettiği 10 soru: Dünya genelinde her yıl yaklaşık olarak 150 bin prematüre bebek doğmaktadır. Dünyaya erken gelen bebekler, normal sürede doğan bebeklere nazaran solunum sistemleri, işitme ve görme sistemleri, sinir sistemleri ve ilerleyen yaşlarda da öğrenme ile ilgili problemler yaşayabilmektedirler. Yazımızda, prematüre bebek annelerinin merak ettiği 10 sorunun cevabını vermeye çalışacağız. İşte, detaylar;

1- Zayıf doğan her bebek prematüre midir?

Toplumumuzda yanlış bilinenlerden biri de, yeni doğan bebeğin kilosuna bağlı olarak prematüre olduğunun belirlendiğidir. Oysa doğumdaki kilo, bebeğin prematüre olduğunun bir göstergesi değildir. 2 kg doğan bir bebek prematüre olarak değerlendirilmezken, 3 kg dünyaya gelen bir bebek prematüre olarak değerlendirilebilmektedir. Çünkü 37’inci haftadan evvel doğan bebeklerin tümü prematüre olarak kabul edilir.


2- Prematüre bebeklerin tümü ciddi sağlık sorunu yaşar mı?

37’inci hafta öncesi doğan bebeklerin beyin, böbrek, karaciğer, akciğer, kalp ve bağırsak gibi hayati organlarında ve organ sistemlerinde bozukluklar yaşanabilmektedir. Doğum sonrası bebekler, ilk nefeslerini aldıklarında anne karnında dahil oldukları dolaşım sisteminden başka bir sisteme uyum göstermeleri gerekmektedir. Bebeklerin doğum haftaları daha da düştükçe, yaygın olarak solunum sistemi ile birlikte diğer hayati önemi olan organ sitemlerinde de sorunlar meydana gelmektedir. Bundan dolayı prematüre doğması muhtemel bebeklerin, bebek yoğun bakım ünitesi olan hastanelerde doğurulması önemlidir.


3- Prematüre bebeklere hemen anne sütü verilmeli mi?

Prematüre doğan bebeklerde emme, nefes alma, yutma ve bu tür eylemlerin koordinasyonunu sağlayan sistemde problemler beklenir. Bu yüzden, erken dünyaya gelen bebeklerin ilk beslenmesinde kolostrum olarak adlandırılan anneden gelen ilk sütle gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Bebeğin beslenmesinde yaşanan soluk tutma, nefes alma, morarma atakları, emme ve yutma gibi eylemler, dış ortama uyum sağlama sürecinde ilk günlerde, bazen de birkaç haftalık süreç içinde sorunların yaşanması normaldir. Beslenme sırasında prematüre bebeklerin midesinden yemek borusuna besin kaçışı olabilmekte, bu da kalp atımında yavaşlık ve morarma atakları yaşamasına yol açmaktadır.

4- Prematüre bebeklerde ısı kaybı neden çok önemli?

Erken doğan bebeklerin ciltlerindeki incelik, cilt altındaki yağ dokularındaki azlık nedeniyle ısı üretme kabiliyetleri oldukça azdır. Buna ek olarak doğar doğmaz uygun ısı ortamının sağlanamadığı bir ortamda, iyice kurulanmadan ilk bakımı yapılırsa bebekte ısı kaybı çok daha fazla olacaktır. Vücut ısısının azalmasıyla vücut, ısı üretmek amacıyla çok daha fazla miktarda oksijene ihtiyaç duyacak ve daha fazla tüketecektir. Solunum sorunu yaşayan prematüre bebek, bir de bunun üzerine ısı üretmek için çok daha fazla miktarda oksijen tüketimi yapmak zorunda kalacaktır. Bu, oksijensiz kalmasının yanı sıra, beyin kanaması ve organ sistemlerinin ağır hasar almasına yol açacaktır. Bu yüzden prematüre bebeklerin ısı kayıplarını minimuma indirebilmek için, doğum sonrası gerçekleştirilecek olan ilke müdahaleler kesinlikle bir ısı kaynağının altında yapılmalıdır. Ayrıca bebek özenli bir şekilde çok iyi kurulanmalı ve ısı kaybının aşırı olduğu başı hemen örtülmelidir. Bebeğe en az 24 saat geçmeden banyo yaptırılmamalıdır.

5- Prematüre bebekler sarılık olur mu?

Erken doğan bebekler, vaktinde doğmuş olan bebeklere nazaran daha kırmızı olurlar. Bunun nedeni, kan hücre sayısının yüksek olması ve derilerinin çok ince olmasıdır. Prematüre bebeklerde görülen sarılık, normal süresinde doğmuş olan bebeklere nazaran çok daha uzun sürmektedir. Sarılık, fazla miktarda olan kan hücrelerinin parçalanmasıyla bilirübin açığa çıkar ve bu da cilt ile göz akına sarı renk vermektedir. Tedavisi ise, fototerapi ve yeterli bir beslenmeyle yapılmaktadır.

6- Prematüre bebeklerin enfeksiyondan korunması için ne yapılmalı?

Prematüre bebeklerde vücudun savunma fonksiyonları oldukça zayıftır ve bu durumdaki bebeklere temas edilmeden evvel mutlaka eller iyice yıkanmalıdır. Bu yüzden, hastanelerdeki yenidoğan ünitelerinde el yıkama en başta gelen alışkanlıktır. Yenidoğan üniteleri, kapalı devre mikrop tutucu filtreli havalandırma sistemiyle iklimlendirilmektedir. Prematüre bebeklerin boğmaca karşısında da korunabilmesi için, son dönemde koza stratejisi adı verilen bir yöntemle, bebek etrafında sürekli bulunan ve onunla teması yüksek olan anne ve babaların aşılanması gerekir.

7- Prematüre bebeklerde tansiyon sorunu olur mu?

Erken doğan bebeklerin yaşadığı komplikasyonlardan biri de beyin kanamasıdır. Vaktinde dünyaya gelmiş bebeklerde, kan basıncında yaşanan değişikliklerin beyne doğrudan etki etmesini önleyen kan-beyin engeli, prematüre bebeklerde henüz daha tam olarak oluşmamıştır. Bu yüzden prematüre bebeklerin tansiyonlarındaki değişikliklerin takip edilmesi önem taşımaktadır. Yoğun bakımdaki bebeklerde yatıştırıcı bazı ilaçlarla birlikte çevresel ışık, dokunma ve sesle gerçekleşen uyaranların şiddeti ve oranı düşürülmektedir. Yani prematüre bebeklerin takibinde en önemli koşul; “az elle, çok gözle” prensibidir.

8- Prematüre bebeklerin görme ve işitme riski daha mı çoktur?

Dünyaya erken gelen bebeklerdeki diğer bir problem de görme kaybının olmasıdır. Bu dorunun erken evrede yakalanması tedavisini mümkün kılmaktadır. Prematüre bebeklerdeki bu tür operasyonlar, gözün yağ tabakası ile ilgili hastalıklarda uzman olan göz doktorları yapmaktadır. Prematüre bebeklerde kalsiyum, kan şekeri ve magnezyum düşüklüğü sıklıkla karşılaşılan metabolik problemlerdir. Bu durumun tedavisinde, eksikliklerin belirlenerek damardan ya da ağızdan yerine konulması gerekmektedir. 30’uncu haftadan evvel 1 kg’nin altında dünyaya gelen bebeklerde nefes alma sorunu, işitme kaybı ve beyin felci gibi durumlar da görülebilmektedir.

9- Prematüre bebeğin eve gönderilmesi neye göre belirlenmektedir?

Prematüre bebeklerde bütünüyle ağızdan anne sütü ya da formül mamayla benlenen, beslenmesini tolere edebilen, dakikada 25-55 arasında solunum sayısı olan, tedavi gerektirmeyecek herhangi bir organ bozukluğu bulunmayan bebekler taburcu edilmektedir. Taburcu edilmeden evvel anneye eğitim verilir. Anne gerekirse bir gün süreyle izlenir ve bebeğin tüm bakımını yapıp yapamadığı görülür. Eğer annesi bebeğini beleyebiliyorsa, bebekte de herhangi bir sorun gelişmemekteyse, araba koltuğuna konulunca morarma, nefes tutma belirtisi yoksa, oda ortamında vücut ısısını koruyabiliyorsa bebeğin evine gönderilmesinde herhangi bir sakınca görülmemektedir.

10- Prematüre bebeğin evde bakımı sırasında, ailenin dikkat etmesi gerekenler neler?

Bebeğin gün içindeki kaka sayısı, idrar miktarı, öğünleri ve öğün miktarları bir tabloya kaydedilmelidir. Eğer anormal durumlar varsa bunlar da kayıt altına alınmalı ve doktorla paylaşılmalıdır. Oda ısısı 23-25 derecede ve buna uygun bir biçimde altında zıbın, üstünde tulum, yattığında ince bir battaniye, sessiz ortamda ona ait bir yatak olmalıdır. Besinlerin reddedilmesi, emmeme, devamlı olarak ağlama ya da hiç ağlamama, sürekli gevşek bir pozisyonda olma, el ve ayaklar oynatıldığında uzuvların aynı yere yığılıp kalması, zorla ve sık nefes alıp verme, morarma, düşük vücut ısısı veya ateşlenme, ciltte gözle anlaşılır bir sarılığın olması gibi durumlarda hemen doktora gidilmelidir. 28’inci haftadan önce dünyaya gelen prematüre bebekler 3 yaşına gelene kadar, daha büyük olan prematüre bebekler de 2 yaşına gelene kadar gözlemlenir ve gelişimleri takip edilir. Bu yaştan itibaren de artık takip edilmelerinin gereği kalmaz. Çünkü artık yaşıtlarını yakalamış birer çocuk olmaları gerekir.

Kaynak: Bu yazı, memorial.com.tr/saglik-rehberleri/premature-bebek-annelerin-merak-ettigi-10-soru/ kaynak alınarak özgün olarak oluşturulmuştur.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Bu yazıyı oyla)
Loading...



Konu hakkında yorum yap veya soru sor