Gebelikten Korunma Yolları ve Yöntemleri


Gebelikten korunma yolları ve yöntemleri

Gebelikten () korunma yolları ve yöntemleri: İstenmeyen gebeliklerden korunmanın etkin yollarını ve yöntemlerini bulacağınız bu yazımızda, aile planlamasından doğum kontrol haplarına, kalıcı yöntemlerden korunma ile ilgili sık sorulan sorulara birçok konuda bilgi bulabilirsiniz.

Aile planlaması:

Belirlenen zamanda istenildiği kadar çocuk sahibi olunmasına aile planlaması adı verilmektedir. Her çiftin dilediği kadar çocuk sahibi olabilme hakkı vardır, ancak sıklıkla gebe kalmak, annenin sağlığını önemli ölçüde etkilemekte, bebeğin ya da fetüsün gelişimini etkilemekte, bebeklerde sakatlık riskini arttırmakta, hatta anne ve bebeğin ölümüne yol açabilmektedir.


Aile planlamasında kadınlar ve erkekler için etkili ve güvenilir yöntemler uygulanmaktadır. Modern tıpta her bireyin ihtiyacına bağlı olarak farklı metotlar uygulanabilmektedir. Tüm bu gelişmelere rağmen, ülkemizde ve dünyada çiftler hala geleneksel, etkinliği ve güvenirliği düşük, aynı zamanda sağlığı tehdit edici doğum kontrol metotları kullanabilmektedirler. Bunun nedeni olarak çiftlerin doğum kontrolü ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamalarıdır. Çağımızda kadınların iş hayatına etkin bir şekilde katılmaları, çocuk sahibi olma isteklerini ertelemelerine ya da bu isteklerinin azalmalarına yol açmaktadır. Doğum kontrolünün etkin bir şekilde yapılmaması durumunda da istenmeyen gebelikler yaşanabilmekte ve sonucunda da kürtaj oranı artmaktadır.

Aile planlamasında amaç:


  • Öncelikle anne sağlığını korumak ve ölüm riskini ortadan kaldırmak
  • Bebeklerin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini sağlamak
  • İstenmeyen gebeliklerin önüne geçmek
  • Gebeliklerdeki riskleri azaltmak veya ortadan kaldırmak
  • Çiftlerin sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayata sahip olmalarına katkı sağlamak
  • Aileleri ve çiftleri bu konularda eğitimli birer birey haline getirmek

Aile planlamasında yöntemler:

Doğru bir doğum kontrol uygulaması, gebeliği net bir şekilde önlemeli, anne sağlığına zararı olmamalı, kolay ve rahatça uygulanabilmeli, ayrıca maliyeti de uygun olmalıdır. Doğum kontrol yöntemleri, geçici yani kalıcı olmayan ve geri dönüşü olmayan yani kalıcı yöntemler şeklinde iki gruba ayrılmaktadır. Doktorunuz sizin sağlık durumunuza, yaşam tarzınıza, üreme organlarınızın durumuna ve tıbbi hikayenize göre en uygun yöntemi belirleyecektir.

1- Kalıcı olmayan geçici doğum kontrol yöntemleri:

Bu yöntemler gebeliğin önlenmesinde etkili ancak kalıcı olmayan, uygulanması bırakıldığında etkisi biten ve üreme fonksiyonlarına bir zararı bulunmayan yöntemler olarak tarif edilebilir. Bunlar;

A- Doğum kontrol hapları:

Bu haplar progesteron ve östrojen hormonları içermektedir. Gebeliğin önlenmesinde en yaygın şekilde kullanılan bir yöntemdir. Doktorun önerileri doğrultusunda düzenli olarak kullanılırsa gebelikten koruma etkisi %99,9 gibi çok yüksek bir seviyededir. Günde 1 adet alındığında gebeliği önler ve kullanıldığı süre içinde etkilidir. Doğum kontrol hapları daha çok 21 adettir. Kullanılmaya adet kanamasının 1. günü başlanır ve her gün aynı saatte alınır. Kutudaki ilaçlar bittiğinde 7 günlük bir ara verilir ve 8. gün 21 adetlik yeni bir kutuya başlanır. Hapların bitiminden birkaç gün sonra ise normal adet kanaması olur.

İçeriğindeki östrojen hormonu vasıtasıyla, döllenmiş yumurtanın olgunlaşmasını ve rahme yerleşmesini önler. Progesteron hormonu da boşaltılan spermlerin rahim ağzından içeri geçmesini önler. Eczanelerde değişik tepkiler verebilen doğum kontrol hapları olduğundan dolayı, kullanılmaya başlanmadan önce kesinlikle bir doktora muayene olunmalıdır. Etkin bir doğum kontrolü sağlayan bu hapların başkaca yararları da bulunmaktadır. Bunlar;

  • Yumurtalık ve rahim kanseri riskini düşürmekte, selim meme hastalıkları daha az görülür
  • Dış riskini azaltmaktadır
  • Yumurtalık kistlerini ve endometriozisi tedavi etmektedir
  • Tüplerin yani yumurtalık kanalarının iltihaplanması azalır
  • Adet kanamalarında düzelme olur, kanama süresi ve miktarı azalır, ayrıca ağrıları azaltır
  • Aşırı kıllanmayı ve akne oluşumunu engeller
  • Demir eksikliğine bağlı kansızlık riskini düşürür
  • Kişinin kemik yoğunluğunu arttırır, osteoporoz riskini düşürür.

Doğum kontrol hapı kullananların dikkat etmesi gerekenler:

  • 35 yaşından büyükseniz ve sigara içiyorsanız sigarayı bırakmalısınız ya da diğer korunma metotlarından birini seçmelisiniz.
  • Hapı kullanmaya başlamadan önce kalp – damar ve karaciğer hastalıkları ile ilgili bir sorununuz olmamalıdır. Özellikle tromboflebit gibi pıhtılaşma sorunu olanların ve yüksek tansiyonu bulunanların kullanmaması gerekmektedir.
  • Doğum kontrol hapı düzenli olarak alınmalıdır, düzenli alınmaması koruma sağlamaz
  • Kullanılmaya başlandığı ilk aylarda düzensiz adet ve lekelenmeler görülebilir
  • Adet kanamasında azalma, baş ağrısı, bulantı, göğüslerde ağrı, deride lekelenme, kilo alımı ve depresyon gibi yan etkiler olabilir.
  • Yıllık olarak jinekolojik muayene yaptırılmalı, düzenli şekilde pap smear testi yaptırılmalıdır.

B- Koruyucu aylık iğneler:

Koruyucu iğne ayda bir ya da üç ayda bir yapılmaktadır. Progesteron hormonu içeriğinden dolayı spermlerin rahim ağzından geçmemesini sağladığı gibi, yumurtlama ve döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesini önlemektedir. Uygulandığında etkinliği %99,7 oranında olmaktadır. Bazı kadınlarda adette düzensizlik ya da adet görememe gibi durumlara neden olabilmektedir. Bu durum genel sağlıkta herhangi bir sorun oluşturmaz ve iğne yapılması kesildiğinde kendiliğinden düzene girer. Ayrıca sinirlilik ve baş ağrısı gibi yan etkilere de yol açabilmektedir. Koruyucu iğnelerin düzensiz adet kanaması olanlarda, memede kanser ya da şüpheli bir kitlesi bulunanlarda ve karaciğer problemi olanlarda kullanımı sakıncalı olabilmektedir.

C- Ertesi gün hapları:

Bu haplar herhangi bir doğum kontrolü metodu olarak sayılmaz. Korunmasız olarak yapılan ilişkiden sonra ortaya çıkabilecek gebeliğin engellenmesi için kullanılmaktadır. Ayrıca tecavüz vakalarından sonra tecavüze uğrayan kadının gebe kalmasını önlemek amacıyla da kullanılmaktadır.

Ertesi gün hapı, korunmasız ilişkiden itibaren ilk 72 saatlik süreçte alınır. Hapın amacı rahim içi zarının özelliğini bozup, döllenen yumurtanın yerleşmesini önler. 12 saat sonra doz tekrarlanır ve şayet adet gecikmesi varsa gebeliğin araştırılması gerekir. Koruyuculuğu ilk 24 saat içinde alındığında %95, 24 saatten sonra yani ikinci günde %85, 72 saatlik dilime girildiğinde ise %58 civarındadır.

İçeriğindeki yüksek doz östrojen nedeniyle doğum kontrol hapı kullanması sakıncalı olan kadınlar için tehlike arz edebilir. Kullanan kişilerde midede bulantı, kusma, baş ağrısı, memede hassasiyet, lekelenme ve karın ağrısı gibi yan etkiler yapabilmektedir.

D- Doğum kontrol bandı ( Patch ):

Ülkemizde uygulanmayan bu yöntemde, aynen doğum kontrol haplarındaki gibi 28 günlük adet döngüsü geçerlidir. Kutuların her birinde 3 tane bant vardır ve ilk kullanım adet kanamasının 1. günü başlar. Bant meme, kalça, bacak ve kol bölgelerinden uzak bir bölgeye yapıştırılır. Bantların her biri 7 gün süreyle 20 mikrogram östrojen salgılamaktadır. Bu süre sonunda ikinci bant yapıştırılır ve ikinci yedi günün sonunda üçüncü yedi günlük bant yapıştırılır. Toplamda 21 gün kullandıktan sonra 7 gün ara verilir. Doğum kontrol bandı, doğum kontrol haplarının yan etkilerine benzer etkiler göstermektedir. Ayrıca bandın yapıştırıldığı bölgede ciltte kızarıklık veya hassaslık olabilmektedir.

E- Koruyucu çubuklar ( İmplant-İmplanon ):

4 cm boyunda 2 mm eninde kibrit çöpü benzeri küçük bir plastik çubuk olan implant, eğitimli uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. İçeriğinde progesteron hormonu bulunmaktadır. Amacı yumurtalıklardan yumurta atılmasını önlemek ve rahim iç dokusunu incelterek bebeğin yerleşmesini engellemektir. Bununla birlikte rahim girişindeki salgıyı kalınlaştırmakta ve spermlerin rahme girişini engellemektedir. 3 yıl gibi uzun bir koruma süresi olan bu implant, kadının vücuduna her gün düşük oranda progesteron hormonu salgılar. İmplantın uygulanmasından itibaren 8 saat içinde koruma etkisi göstermeye başlar, ne zaman istenirse çıkarılabilir ve etkisini 7 gün içinde kaybeder.

Adet kanamasının ilk 5 gününe kadar uygulanan implant, fazla kullanılmayan kolun üst kısmına ufak bir cerrahi işlem vasıtasıyla yerleştirilmektedir ve lokal anestezi altında 1-2 dakikada tamamlanır. Çıkarılmasında da yine ufak bir cerrahi işlem gerekir. Gebeliğin önlenmesinde oldukça etkili bir metottur ve koruma oranı %99,3 civarındadır. Kadının yumurtlamasını önlediğinden dolayı adet düzeninde değişiklik olabilir, adet kanaması azalabilir ya da hiç olmayabilir. Adet kanamasının olmaması gebeliği akla getirmemelidir.

Kimler implant kullanabilir?

  • Emziren kadınlar,
  • Her gün hap almak istemeyen ya da hap almayı unutanlar,
  • Östrojen alması sakıncalı olan kadınlar,
  • Uzun süreli adet kanaması sebebiyle spiral taktırması sıkıntılı olan kadınlar,
  • Koruma etkisi uzun olan ve istendiğinde bırakılabilen bir yöntem kullanmak isteyen kadınlar.

İmplant kullanmak kimlere sakıncalıdır?

  • Gebelik şüphesi olanlar ya da gebeler,
  • Karaciğer hastalığı olanlar ile karaciğerinde selim ya da habis tümör bulunanlar,
  • Tanılanamamış vajinal kanaması bulunanlar,
  • İmplanta alerjisi olanlar,
  • Sentetik progesteron hormonu alamayanlar,
  • Meme kanseri olanlar ya da şüphesi bulunanlar.

F- Spiral – Rahim içi araçlar:

Farklı boyutlarda ve şekillerde olan spiraller, rahimde yabancı madde gibi reaksiyon meydana getirmektedir. Bu özelliğinden dolayı da spermlerin rahimden geçerek yumurtayı döllemesini ve döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesini önleyerek rahmi döllenme için uygunsuz bir hale getirmektedir. Rahim içi araçlarının koruma etkisi %97-99 arasındadır ve takıldığından itibaren 3-5 yıl süreyle koruyucudur. Spiral cinsel ilişkiye ve emzirmeye herhangi olumsuz bir etki yapmaz. Yan etkileri oldukça az olan spiral çok ekonomik bir metot olarak öne çıkmaktadır.

Spiral, adet kanamasının 2. – 5. günleri arasında takılmaktadır. Uygulama öncesi jinekolojik muayene yapılır, ultrason sonrasında da dezenfektan özellikli bir solüsyon ile rahim ağzı temizlenmektedir. Bu aşamadan sonra da özel bir alet kullanılarak spiral rahmin içine yerleştirilmektedir. Şayet genital kanalın içinde bir enfeksiyon söz konusuysa, enfeksiyonun tedavisinden sonra spiral takılır. Spiral kullanan kadınlarda adet kanamasının miktarında artış ve süresinde de uzama olabilir. Bazı kadınlarda adet sancılarına da yol açabilmektedir.

Spiral uygulamasında dikkat edilecekler:

  • Spiralin takılmasından evvel kesinlikle jinekolojik muayene ile birlikte ultrason değerlendirmesi de yapılmalıdır. Şayet rahim ağzında iltihap, yara ya da vajinal akıntı söz konusuysa uygulama yapılmamalıdır.
  • Düzensiz adet kanaması bulunanların, bol miktarda ve sık adet kanaması olanların, aynı zamanda da demir eksikliği anemisi olan kadınların spiral taktırması tavsiye edilmemektedir.
  • Spiralin takılmasından sonra adetin düzensiz ve aşırı kanamalı olması, adet gecikmesi ya da kokulu akıntı oluşması ile birlikte kasık ağrısı yaşanması durumunda hemen bir jinekologa başvurulmasında fayda vardır.
  • Spiralin cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili herhangi bir koruma etkisi bulunmamaktadır.

G- Kondom – kılıf – prezervatif:

Kondom, kılıf ya da prezervatif, poliüretan veya lateks türü maddeden üretilen, cinsel ilişkiye girmeden önce erkeğin sertleşmiş cinsel organına takılan esnek bir üründür. Prezervatif sayesinde spermler vajinaya dökülmez, dolayısıyla da yumurta döllenmesi önlenmiş olur. Kondom kullanımı sayesinde ayrıca AIDS, bel soğukluğu ve sifiliz gibi bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklardan da korunma sağlanır.

Her cinsel ilişki incesi yeni bir prezervatif kullanımı sayesinde %96-97 gibi yüksek bir koruma sağlanmaktadır. Bu koruyuculuk oranı kullanılan prezervatifin kalitesiyle de bağlantılıdır. Prezervatif ya da kondom satın alırken, mutlaka içerisinde sperm öldürücü spermisit bulunan ürün seçilmelidir.

H- Kadın için prezervatif:

Gebelikten korunmak ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanımı halen en etkili yöntem olarak görülmektedir. Erkeklerin bir kısmı prezervatif kullanmayı sevmez ve istemezler. Bu durum karşısında kadınların kullanabileceği prezervatif de üretilmiştir. Ülkemizde eczanelerde ve süpermarketlerde satışı yapılmaktadır.

Bu ürün 17 cm uzunluğa sahip olup, oldukça ince, yumuşak ve kaygan bir yapıdadır. Cinsel ilişki sırasında kadının his kaybına yol açmaz. Ürünün herhangi bir alerjik etkisi bulunmamakla birlikte, kokusuzdur. Vajina içerisine yerleştirildiği zaman hemen vücut ısısıyla ısınmakta ve nemlenmektedir. Üretimi sırasında kullanılmakta olan silikon bazlı yağ nedeniyle sessizdir ve hareketi kolaylaştırmaya yardım eder. Kadınlara özel olarak üretilen ürün her yaştaki kadınlar tarafından ölçü sorunu olmaksızın kullanılabilmektedir.

Kadın prezervatifi, cinsel ilişkiden 8 saat kadar evvel takılır ve ilişkinin bölünmemesini sağlar. İstenirse gebelik döneminde ya da regl dönemlerinde de kullanılabilir.

I- Diafram:

Kenar kısımları daha sert bir kauçuktan üretilmiş olan diafram rahim ağzına geçirilmektedir. Bu sayede rahmin ağzını kapatmakta ve spermlerin geçişini önlemektedir. Sperm öldürücülerle birlikte kullanılırsa sağladığı koruyucu özelliği daha da artmaktadır. Cinsel ilişkiden 1 saat kadar evvel rahmin ağız kısmına yerleştirilen diafram, ilişkiden 6 saat sonrasına kadar çıkarılmamalıdır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı herhangi bir koruma etkisi bulunmamaktadır.

J- Spermisitler:

Spermisitlerin jel, tablet ve köpük şeklinde olanları vardır ve vajinadaki spermlerin öldürülmesini sağlamak amacıyla kullanılır. Gebelikten korunmada çok etkili bir yöntem değildir.

K- Takvim metodu:

Pek güvenilir bir yöntem olmamasına rağmen, halen en çok başvurulan doğum kontrol yöntemlerinden biri olmaya devam etmektedir. Gebelik riski en fazla olan günlerde cinsel ilişkiden kaçınma şeklinde uygulanmaktadır. Düzenli adet kanaması olan kadınlarda yumurta çatlamasının olduğu 13-15. günler baz alınmaktadır. Fakat adetin 8-18. günlerinde de gebe kalma olasılığının unutulmaması gerekmektedir.

2- Kalıcı yöntemler:

Bebek sahibi olmak istemeyen ve bunu gündemden çıkarmak isteyenler için en uygun ve etkin yöntem tüplerin bağlanmasıdır.

Tüplerin bağlanması ( yumurta kanalları ):

Yumurtalıklar ve rahim arasında bulunan kanalların cerrahi yöntemle kapatılması ya da bağlanması işlemidir. Bu yöntem sayesinde yumurtalıklardan atılmakta olan yumurta, spermle karşılaşmaz ve döllenme engellenmiş olur. Tüpleri bağlanan kadınlar uygulama sonrası hemen korunurlar ve hiçbir şekilde gebe kalmazlar. Tüp bağlama işleminin geri dönüşü yoktur ve kalıcıdır.

Gebeliğin ruhsal ve sağlık yönünden sakıncası olan kadınlarda en uygun metot tüplerin bağlanmasıdır. Bu işlem sonrasında yeniden çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için tüp bebek yöntemi tavsiye edilmektedir.

Erkeklerin sperm kanallarının bağlanması ( Vazektomi ):

Bu yöntem spermlerin geçtiği kanalların kesilmesi veya bağlanmasını içermektedir. Bu uygulamanın da geri dönüşü bulunmamaktadır. Uygulama erkeğin meni miktarında ve görünümünde bir değişiklik meydana getirmese de, spermde artık döllenmeyi sağlayan sperm hücreleri yer almaz. Uygulama sonrasında hemen korunma sağlamaz ve ilk 20 ilişkide korunmaya devam edilmelidir.

hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları:

Soru: Geri çekme yöntemi etkili midir?

Cevap: Daha çok geri kalmış ülkelerde hala tercih edilmeye devam edilen bir doğum kontrol yöntemidir. Bu yöntemde en çok yapılan yanlış, spermlerin sadece menide olduğunun düşünülmesidir. Boşalma öncesinde erkeklik organından dışarı sızan az miktardaki kaygan şeffaf sıvının içinde de bir miktar sperm olabilmektedir. Dolayısıyla sağlıklı erkeklerin bu kadar spermi bile hamileliği başlatmak için yeterli olabilmektedir.

Soru: Vajinal birleşme olmaksızın gebe kalınabilir mi?

Cevap: Vajinal birleşme olmadan da hamile kalmak söz konusudur. Çok düşük bir olasılık olsa da vajinanın girişine yakın bir kısma gerçekleşen boşalmada, spermler hızla dışarı fışkırır ve vajinaya girebilir. Bu spermler de genital kanala ilerler ve hamileliğe yol açabilir.

Soru: Ertesi gün hapı kullanımından sonra adet düzeninde bozulma olur mu?

Cevap: Bu tür hapların kullanımından sonra düzensiz adet görülebilmektedir. Daha çok hapın kullanılmasından birkaç gün sonra adet kanaması olmaktadır. Sonraki takip eden aylarda ise adet normal düzenine girebilir.

Soru: Ertesi gün haplarını sık kullanmak sakıncalı mı, kısırlık söz konusu mu?

Cevap: Düzenli bir cinsel yaşamı olanlar için ertesi gün hapları ile doğum kontrolü sağlamak uygun değildir. Korunmasız yapılan cinsel ilişki sonrasında başvurulabilecek bir yöntem olarak düşünülmelidir. Doğum kontrol hapı kullanması sakıncalı olan kişilerin de bu yöntemden faydalanmaları yanlıştır ve kısırlık gibi bir sorun meydana getirmez.

Soru: Doğum kontrol hapı kullanımı kilo yapar mı?

Cevap: Bu hapların içinde progesteron hormonu yer almaktadır. Bu hormon da vücutta tuz ve su tutulumu yapmakta, buna bağlı olarak da ödem ve şişliğe yol açabilmektedir. Östrojen hormonu alımının beyindeki açlık merkezine etki ettiği ve iştahı arttırdığı belirtilmektedir. Fakat piyasadaki düşük doz östrojen içeren doğum kontrol haplarının iştahı arttırmadığı dolayısıyla da kilo aldırmadığı ifade edilmektedir.

Soru: Doğum kontrol hapını alırken arada unutulursa ne yapılabilir?

Cevap: Şayet bir tane hapın içilmesi unutulduysa, alınmadığı hatırlanıldığında hemen alınmalı, diğer hapların alımı da aynı saatte ve gününde yapılmalıdır. Peş peşe 2 hapın alınması unutulmuşsa, takip eden 2 gün 2’şer adet hapın alınması ve ilave korunma uygulanması gerekmektedir. Şayet 2 adetten daha fazla hapın alınması unutulmuş ise ilaç alımına son verilmelidir.

Soru: Emziren kadınlar gebe kalabilir mi?

Cevap: Yeni doğum yapmış emziren annede prolaktin adı verilen süt hormon düzeyinde yükselme olur, bu da yumurtlamayı baskılar ve gebelikten korur. Düzenli bebek emziren anneler doğumdan itibaren 4-6 ay süreyle gebelikten doğal olarak korunabilmektedir. Ama takip eden aylarda bebeğe değişik besinler vereceği için daha az emzirmeye başlayacaktır. Bundan dolayı da daha az prolaktin salgısı olacaktır ve emzirmesine rağmen kadın gebe kalabilir. Yani emzirmenin koruyucu etkisine çok fazla güvenilmemelidir. Adet kanaması başladıktan itibaren, emzirme devam etse bile gebelikten korunma yönteminin uygulanması tavsiye edilmektedir. Loğusalıkta yaşanan kanamalara adet kanaması denmez ve ek bir koruyucu yönteme ihtiyaç yoktur.

Soru: Doğumdan sonra hangi doğum kontrol yöntemi tavsiye edilir?

Cevap: Bebek emzirmek istemeyen anneler isterlerse doğum kontrol hapı kullanımına hemen başlayabilir. Emzirmekte olan anneler de içeriğinde düşük doz progesteron barındıran hapları kullanabilirler. Spiral gibi rahim içi araçlar doğumu takip eden 6. haftadan itibaren takılabilir. Bir daha çocuk istemeyenler ise tüplerin bağlanması yöntemini kullanabilirler.

Soru: Spiral takılabilmesi için adet kanaması olmalı mıdır?

Cevap: Adet kanaması kadının gebe olmadığını işaret etmektedir. Ayrıca rahmin ağız kısmı kanamadan dolayı hafif bir şekilde açılmış durumdadır ve spiral çok daha kolay takılabilmektedir. Bu dönemde hasta acı ve ağrı hissetmez. Gebeliğin olmadığından emin olunduğu herhangi bir günde de spiral takma işlemi yapılabilir.

Soru: Hiç doğum yapmamış olan kadınlara spiral takılır mı?

Cevap: Doğum kontrolü sağlamak için daha etkili bir yöntem bulunamazsa takılabilir, ancak bu hekimler tarafından genellikle tavsiye edilmeyen bir durumdur.

Soru: Tüplerin bağlanması menopoza girmeye yol açar mı?

Cevap: Bu uygulama yalnızca yumurtalıklardan atılan yumurta hücresinin kanal boyunca ilerlemesini ve sperm hücresiyle buluşmasını önlemektedir. Dolayısıyla da kanallar kapalı olduğu için döllenme işlemi gerçekleşmez. Tüplerin bağlanmasında yumurtalıklara dokunulmaz ve yumurta üretimi sürerek normal düzende adet olunur.

Soru: Menopoza girme aşamasındayken gebe kalınır mı?

Cevap: Premonopoz yani menopoz öncesinde adet düzensizlikleri ve gecikmeler sıklıkla yaşanmaktadır. Fakat yine de doğurganlık ve hamile kalabilme ihtimali bulunmaktadır. Bu dönemde de etkin bir doğum kontrol yöntemi tatbik edilmelidir.

Soru: Menopoz öncesinde gebe kalmamak için ne yapılmalı?

Cevap: Rahim içi araç olan spiral premenopozda en uygun uygulamadır. Menopoza girdiğinizden eminseniz de spirali artık çıkarttırabilirsiniz. 35 yaş üzeri ancak sigara içmeyenler menopoza girene dek doğum kontrol hapı kullanabilir. Bu dönemde prezervatif kullanımı, koruyucu aylık ya da üç aylık iğneler ile tüplerin bağlanması gibi yöntemler en uygun uygulamalar olarak önerilmektedir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Bu yazıyı oyla)
Loading...



Konu hakkında yorum yap veya soru sor